ada şirketler grubu servisler / fiyatlar ada aboneleri yardım insan kaynakları
Atatürk
06 kültür sanat
deniz köpüğü

ada çocuk
ada bahçe
ada sanat galerisi

tucows mirror
elektronik kütüphane
ajanda

çevre ve trafik
hukuk
sanal kan zinciri
seri ilanlar
internet
fotografya
ana sayfa site haritası iletişim

  sinema
  tiyatro
  opera
  bale/dans
  sergi
  fotoğraf
  müzik
  edebiyat
  etkinlikler
  fuar
 
 

müzik :: caz
 


Caz Sanatçıları



Billie Holiday'in Hikayesi
Lâle Kuyucu

Cazda hikaye çoktur. Yazılan her nota, tekrar tekrar çalınan ve söylenen her şarkı, eli değen herkesin hikayesi haline gelir çünkü. Dünya yüzündeki en iyi enstruman insan sesidir. Ve bazı insan sesleri mucize gibi girer kulaklarımıza… Bir daha da hiç çıkmaz.

Billie, gelmiş geçmiş kadın şarkıcıların en unutulmaz olanıdır. O hepimizin içindeki kırık çocuk, çok bilmiş kadın, susup oturan koca adam olabilir her an. Bugün şarkı söyleyen, enstruman çalan herkesin içinde ve müziğinde az biraz ondan vardır. Kimi kez nostaljik bir film karesinde çıkar karşımıza, kimi kez de başka birilerinin sesinden göz kırpar.

Billie Holiday, ya da dünyaya geldiğinde verilen ismiyle Eleanora Fagan, 1915'te Baltimore'da doğar. Annesi Sadie ve babası Clarence o doğduğunda onlu yaşlarını sürmektedir. Babası o bebekken onlardan ayrılır; Billie de annesi tarafından akrabalarına emanet edilir. Kalanı tecavüz, fahişelik, ıslah evi ve gözetimle geçer. Arada hep unutulmaz bir sesten yürekte yer eden şarkılar vardır.

O birilerinin hayatında izler bırakır. Burt Lancaster'in son filmlerinden The Rocket Gibraltar'da (Yön. Daniel Petrie, 1988), bütün film boyunca Billie, Ginger ve Fred dolaşır ekranda. Yaşlı adam, bütün gün Billie Holiday dinleyip Fred'le Ginger'ın danslarını seyreder; bir yandan da Jackson Pollock'un resimlerine bakarak ruhunu eyler. Billie kimimizin geçmişteki gülümseten anılarını, kimimizin tutkusunu, kimimizin de umutlarını söylemektedir.

Şarkı söylemeyi çok isteyen Billie, hayran olduğu film yıldızı Billie Dove'un adını alır ve bir klüp yöneticisiyle birkaç şarkı için anlaşarak yola çıkar. Sonra John Hammond tarafından keşfedilir. Zaten bütün müzisyenleri, özellikle de o çağların şarkıcılarını keşfeden birilerine borçluyuz bazı keyifleri. 1933'te Hammond onun için Benny Goodman'la anlaşır. O dönemin bütün şarkıcıları büyük orkestralarla oradan oraya dolaşarak şarkıcılık kariyerine başlamaktadır. Benny Goodman'ın orkestrasında şarkı söylerken aralarında Roy Eldridge'in de bulunduğu birçok önemli isimle çalışır. Kendine özgü sesi, o yıllarda öne çıkmaya başlar.

Billie, sade, olduğu gibi bir şarkıcıdır. O şarkı söylerken, kalbi kırılmış, evinde pencerenin önündeki koltukta kendi kendine mırıldanan bir kadını dinlediğiniz hissine kapılırsınız. Aklınıza gelebilecek her türde ve şiddette acıyı görüp geçirmiş olan bu kadının sesinde hüznü duymamak imkansızdır. Billie'nin hüznü bazen en şakacı şarkının içinden göz kırpar. Çocuk bir anneyle çocuk bir babanın kızı olarak dünyaya gelip düşe kalka, hatta sonlara doğru daha çok düşe düşe yaşamıştır. Ama yüzeyde gördüğümüz ne olursa olsun, kulağımıza gelen, son günlerinde bile bir şarkıyı eğip büküp kendi şarkısına dönüştüren, sakin ama müziği doğru hissedip doğru ifade eden Billie ve onun eşsiz sesidir. Bu ses oktavlar boyunca uzanmaz. Teknik cambazlıkları da pek umursamaz herhalde. Ama caz sahnesinde hem dili, hem de müziğin dilini bu kadar ustaca kullanan başka bir ses daha duymayız. Caz standartları bir yana, en çok bilinen şarkılar bile Billie söyledikten sonra başkalaşır. Onun vibratolarında her notayı başka bir boyuttan duyarız.

Benny Goodman'dan sonra, Teddy Wilson ve Count Basie'yle de çalışır. Lester Young'la yaşam boyu müzik ilişkisi olur. Count Basie onu çok dikbaşlı ve bağımsız olduğu için bırakır. 1939'da Strange Fruit ve God Bless the Child'ı söyler. God Bless the Child tabii ki onun hikayesini anlatır.

Cazcıların hayatında trajedi pek çoktur. Billie Holiday'i dinlerken insanın bu trajedilerin besleyici yanına inanası geliyor. "Lady Sings the Blues" derken kırılan sesiyle yaptığı vurgu, Come Rain or Come Shine'da koşulsuz sevginin hem tadını hem de acısını anlatır. Özel hayatındaki iniş çıkışların her birinde alkol ve uyuşturucu bağımlılığı biraz daha derinleşen Billie Holiday, son kayıtlarında bile sesini kolay erişilemeyecek bir ustalıkla kullanmıştır. Herbie Hancock'un caza son hediyesi olan The New Standard'da tartışmaya açtığı gibi, caz standartları aslında bir dönemin popüler şarkılarıdır. Billie bu şarkıların pek çoğunu sesiyle şenlendirmiştir. Onun söylediği her şarkı artık başka bir şarkı olur.

Billie Holiday en uzun süreli ve en önemli müzikal beraberliğini tenor saksofoncu Lester Young'la kurar. Seslendirdiği şarkının sözlerini kullanmadan dinleyene doğrudan yansıtmayı ve hissettirmeyi hedefleyen Lester "Pres" Young'la swing şarkıcılarının divası Billie Holiday sözcükleri ve notaları birlikte onurlandırır. Pres, Billie'ye "Lady Day" der. İkilinin uyumu caz şarkıcılığında hala geçerli olan tanımları koyar. Birlikte seslendirdikleri en önemli şarkılar Time On My Hands, Without Your Love ve Me, Myself and I.

Billie Holiday, kendi başına bir ekolün bayrağıdır. Bu ekolde caz adına ne yapıldığından çok nasıl yapıldığı önem taşır. Bunun en tipik örneklerinden biri, şarkıcının 1935'te Teddy Wilson'la kaydettiği "What a Little Moonlight Can Do" şarkısıdır. O güne kadar sıradan bir şarkıyken Billie Holiday'in söylemesinin ardından sanatsal bir sınıflamaya dahil olur. Billie blues şarkıcısı değildir ama, ne de olsa Lady ne söylese içindeki blues ortaya çıkar.

Yaptığı 350 kayıttan 70'i Teddy Wilson'la kaydettikleridir. En güzel şarkılarını 30'lu yıllarda Teddy Wilson ve Lester Young'la söyler. Özellikle de Lester Young-Billie Holiday ikilisinin seslendirdiği şarkılar o kadar başarılıdır ki, solistle eşlikçi ayrılmaz bir ikili olarak sahnededir. Sesle sözün en cazca bileşimlerinden biri Lady Day'le Pres'in şarkılarında yakalanır bir dönem.

Billie Holiday'in sesinde Bessie Smith'in sesindeki o soylu ton ve güç yoktur. O sade, duyarlı ve dinleyeni kapıp götüren sesi ve yorumuyla ırk ayrımına karşı da aykırı bir ses olarak duyulur. Dönem, müzisyenlerin de bu ayrımcılıktan nasibini fazlasıyla aldığı bir dönemdir. İlk kez 1939'da seslendirdiği Strange Fruit, acı bir öykünün ortaya konmasından ibarettir. Ne eksik, ne fazla; tam Billie'ce…

Billie Holiday, sevilesi bir kadındır. İnce, narin, sıcacık, dokunsanız kırılacakmış gibi bir şarkı söyleyişle; olduğu gibi ve olanca duyarlılığıyla ve naifliğiyle karşınızda… Melodram yok; her şey çok yalın ve bir o kadar da sanatsal. Onun şarkı söyleyişinde Lester Young'ın tenor saksofonundaki esneklik vardır. Hem de onunla karşılaşmadan çok öncesine dayanır bu esneklik. Saksofon birçok caz şarkıcısının temel etki kaynağıdır. Ama işin ilginç tarafı, Billie'nin ilk kaydında, daha tenor saksofonun cazdaki etkisi tanımlanmamışken bile bu esinin gözlenmesidir. Modern caz, kaynağını yani şarkı söylemeyi, Billie Holiday'e borçludur. Bu kaynak sonraları bütün enstrumanların esin kaynağı olmuştur.

İnsan sesinin mikrofonu doğru kullanarak neler neler ifade edebileceğini ilk keşfedenlerden biri de Billie Holiday'dir. Bu keşfini son günlerine dek kullanan Billie Holiday'in çöken bedeninden çıkan ses, son yıllarında artık yaratıcılığın, ifade gücünün ve şarkıcılık ruhunun canlı kanıtıdır. Şarkı söyleyen, müzik üreten herkesin sesinde ve enstrumanında hala yer edecek kadar canlı, içimizde bir yerlere en hızlı gitmenizi sağlayacak kadar yakın ve minicik detaylarda cazı tanımlayacak kadar duyarlı bir ses Lady Day...


Bu yazı, Jazz, Blues ve Emprovize Müzik Dergisi'nin Ekim-Kasım-Aralık 1996 sayısında yayınlanmıştır.

© 1996, Lâle Kuyucu
Bütün hakları Lâle Kuyucu'ya aittir. Yazarın yazılı izni olmaksızın, yazının tümü ya da bir parçası yeniden basılamaz. Kaynak gösterilmeksizin alıntı yapılamaz.


 

Herhangi bir soru, sorun veya istek için "yardım" sayfamızdaki sıkça sorulan sorular bölümüne göz atabilir, ya da web sayfamızla ilgili soru ve sorunlarınız için web@ada.net.tr; genel soru ve sorunlarınız için infoada@ada.net.tr adresine e-posta gönderebilirsiniz.

Bu sayfalarda yer alan bilgilerde unutma, hata ya da yoruma açıklık olması durumunda, ADA-NET'in önceden haber vermeksizin bilgileri değiştirme hakkı saklıdır. Bilgileri doğrulatmak için firmamızla irtibata geçmenizi rica ederiz.